Birçoğunuzun bildiği gibi ~gulinoget'i geçtiğimiz aylarda kaybettik. Bu yazı O'na itafen yazılmıştır.
Daha fazlasını isterdim.
Daha fazla yaşayabilirdik.
Yani ikimiz sen yada ben değil, aynı anda nefes almak gibi, yaşamak işte; kalbinin hala atması da değil, kanlı canlı ve koşmasak da yürüyebiliyor olmak gibi.
Yaşlı teyzeler olduğumuz günlerde torunlarımıza anlatmaya utanacağımız anılarımız olabilirdi.
Kumsuz bi kumsalda biraz taşlara basarak biraz suya değerek yeni aydınlanan bir sabahta olabilir, elimizde yarısı boş içki şişeleriyle ne olduğunu hatırlamadığımız bir şeylere gülebilirdik hatta sen yarısı boş değil yarısı dolu deyip kafama yarısı boş(!) şişenle vurabilirdin ve yine utancımızı kırsın diye birkaç kadeh içki içerek ne kadar utansak da kül tablası çalabilirdik mesela, kafeden.
Ayı-pladığımız şeyler yapabilirdik mesela ya da tam zıttı gibi düşün; büyük bir insancıllıkla giymediğimiz giysileri ayırı-p, ihtiyacı olan birini bulabilirdik küçük de olsa bir yardımımız dokunsun diye.
Tarım toplumu olmaktan gurur duyabilirdik ama kominizme de soğuk bakabilirdik mesela, hani böyle dünya işleriyle de alakamız olabilirdi; şikayet etmek yerine bir şeyler yapmaya çalışabilirdik.
Planlarımızı anlatabilirdik, x kişilere gülünç gelecek hayaller kurabilirdik ya da x kişileri hiç güldürmeyecek şakalar yapı-p eğlenebilirdik ve sonrasını da hiç (hiiiiiiiiiiiiiiiiç diye tiz bi sesle tınlattığımı düşün) umursamazdık inan buna. Kelimenin tam anlamıyla bir biz olabilirdik mesela herkezin onlar diyerek söz ettiği.
Çok meşgul olabilirdik hayatta mesela bir kahve içecek zamanımız olabilirdi ve o kahveyi beraber içmeyi tercih edebilirdik hatta kahve çubuğunu ağzımızla fırlatabilirdik ve başka bir masaya düştüğünde gülerek özür dileyebilirdik, yüzümüz kızarabilirdi bu yüzden.
Aynı anda aynı şeyleri söyleyebilirdik ve gözlerimizi kocaman açı-p, tükürükler saçarak gülü-p bi süre görüşmeyelim diyebilirdik mesela ve bu sadece bir espri olurdu.
Çok uzak kalabilirdik, çok zaman geçebilirdi ama yine yan yana geldiğimizde kaldığımız yerden başlayabilirdik hem de öyle hiç yabancılık çekmeden, sanki hep birbirimizin sol tarafında dolaşmışız gibi.
Aynı rüyayı görü-p aynı anda telefona sarılabilirdik hatta sen aradığında seni aradığım için telefonum meşgul çalabilirdi sonra yine buna güler ve anlatırdık heyecanla, şaşırırdık buna üstelik sanki her zaman olmuyormuş gibi ve boynumuzda bir serinlik hissedebilirdik o an, sarılmamız gerekebilirdi.
Sözü olmayan şarkılar dinleyip duygulanabilirdik yada yirmi yıl sonra mesela, çift sıfırlı yılların en iyi filmiydi diyeceğimiz filmi beraber izlemiş olabilirdik.
Takılı-p düşebilirdik ona buna, hem de duygusallıkla değil hırsla düşebilirdik, çabalayabilirdik aynı şeylere ve elde etme yolunda; somut olanlarla savaşı-p, soyut olanlar için kelebek kanadına dönüşebilirdik.
Çok kalabalık bir yerde, herkes konuşuyorken birbirimize odaklanı-p diğer insanların konuşmalarını önce sivrisinek vızıltısına dönüştürebilir sonra tamamen susturabilirdik.
Kavga da edebilirdik mesela birbirimizi delice kıracak şeyler söyleyebilirdik ama bebek hassaslığında duygularla yaklaşarak çözebilirdik her şeyi, konuşabilirdik bunun üstüne ve aşabilirdik biz.
Birbirimize verdiğimiz sevgiden fazlası olmaz ya kopmayacak kadar kalınlaşabilirdik hayatta. Sen ve Ben pencerenin dışından biz e bakabilirdik hani okadar kimlikli bir paylaşım olabilirdi bu, senden ve benden başka biri olabilirdik yani o kadar derinlikli duygularla
Ama ben yıkılmadım gidişinden, buna inanmalısın sana kızgınım da sanma tabi-eskiye göre ve eskiye inatla daha bir hevesle yaşıyorum şimdi. Hayatta mutluluktan, sağlıktan, başarıdan övünen biri olmalı; acıdan ya da yalnızlıktan değil yani kastettiğim şey -nasıl desem- depresyon ilaçlarının adını hiç bilmemeli.
Ne kadar zaman geçmiş olursa olsun ki bu daha başlangıç biliyorum, herkes gibi hep kalbimdesin de diyemem çünkü denizde ilk adımını attığın yer kadar derin olabilir bu en fazla ama oysa ne sular var, denizler altında yirmi bin fersah var. Duygusallığımı seninle gömdüm ben, sana bunları yazdım üstelik belki okursun diye, sevgi türevi hislerden öte şeyler yaptırdı bunu. Mümkün olsa da haberleşsek hani kopmasak. Ruh göçü-p başka bir yerde yaşamaya devam etmiyorsa da bunu hissetmeni istersem bana hayalci derler mi sence?
Devious Comments
--
*i am one of God's mistakes
--
Murat Ertürk
[link]
--
(c)ev.
✖ evil gets an upgrade ✖
Фрау Мяу
﴾͡๏̯͡๏﴿
--
...we were put here on this earth to feel joy...
hiç bizim kucağımızda uyumamıştı gerçekten.
anane olarak saygı ve de sevgiyle izliyorum sizi ben.
minik aile sizi. (:
--
:napimkendimiifadeedicekikonyok:
"ayakkabısının tekisini bulamamış pirenses"
feyk tülkedisi, cemal süreya'nın eksilen Ysi,
bi nevi bişey
--
...we were put here on this earth to feel joy...
selamlar çekirdek aileye (:
--
:napimkendimiifadeedicekikonyok:
"ayakkabısının tekisini bulamamış pirenses"
feyk tülkedisi, cemal süreya'nın eksilen Ysi,
bi nevi bişey
Your gallery is amazing!
--
Smile like you mean it!
thank you so much
--
--
my secret
--
...we were put here on this earth to feel joy...
--
...we were put here on this earth to feel joy...
--
...we were put here on this earth to feel joy...
--
Demain le temps sera plus vieux
[ Jean-Loup Sieff ]
web | color work | di
--
www.deiny.com
--
...we were put here on this earth to feel joy...
--
...we were put here on this earth to feel joy...
--
[link]
--
Kirmizi baslikli cingenenin maceralari
Previous Page12345... Next Page